DATÇADA GÜLSİN ONAY RÜZGARI

DATÇA – Datça, yılın 300 günü durmaksızın esen rüzgarı ile de anımsanır. Yazların bunaltıcı sıcağında bu rüzgar yaşamın vazgeçilmezidir.  Burada yaşamını sürdürenler; rüzgarla serinler, huzur bulur, yazın tadını çıkarır . O nedenle Starabon'un söylediği  "Tanrı uzun ömürlü olmasını istediği kullarını Datça'ya bırakırmış" sözüne haklılık kazandırır.

 

Bir sanatçının toplum olaylara duyarsız kalması düşünülebilir mi?

Gülsin Onay’da Gezi Parkı eylemlerine katılan insanlara verdiği destekle, toplumsal belleğimizde taht kurdu denilebilir. Gezi Parkı eylemcilerine yönelik  Sizler orada, piyano orada,kim tutar beni burada.. Madem analar orada, notalar orada benim ne işim var burada
Bu akşam Taksim’de buluşmak üzere..
" şeklindeki sözleri belleğimizdeki tazeliğini koruyor. Konser öncesi kısa bir tanıtım konuşması yapan sanatçı İbrahim Çiftçioğlu da bu sözlere gönderme yaparak; ““Gülsin Onay hanfendi dünyanın  yaklaşık 70 ülkesinde her yıl ortalama 65 – 70 konser veren bu ülkenin yüz aklarından bir tanesidir. En son vukuatı , Londra’dan Taksim Gezi Direnişine gelmek; Ankara’da,  Eskişehir’de,  İstanbul’da takdir etmek olmuştu. Bu anlamda da toplumsal sorumluluk, toplumsal duyarlılık,  geleceğe ilişkin olarak umutla bakmak, sanatla bakmak, estetikle bakmak, kardeşçe bakmak ve yaşanılır bir Türkiye için sanatçı olmanın onurunu bu ülkeye bahşetmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz. Dilerim ki;  Datça  güzelliği  Gülsin Onay hanefendinin piyanosundan çıkan, çıkacak olan Beethoven, Chopin, Liszt ve hocası Adanan Saygun eserleri ile daha anlamlı bir gece haline dönüşecektir.” sözlerini konser atmosferi ile birleşince ne denli anlam kazandığı kolayca anlaşılır.

Usta sanatça Onay;  Uluslar arası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi’nin çağrılısı olarak Datça Amfitiyatro’da  verdiği  konserde sanata susamış insanların yüreğine su serpti, Franz List, Beethoven, Ahmet Adnan Saygun ve Chopin'den yorumladığı yapıtlarda insanlarla bütünleşti, bütünleştirdi. Konser nedeniyle Datça Amfitiyatro’ya koşan sanatseverler unutamayacakları bir gece geçirdi.

Piyano tuşları üzerinde kelebek gibi uçusan parmaklar, sanki 10 parmağın üstünde bir performans sergiliyordu. Sesler, alçalıyor, yükseliyor,  çeşitleniyor, derinliklere iniyor ve göklere yükseliyordu Datça’nın ay ışığı ile aydınlanan gökyüzünde. Gülsin Onay, sadece List, Beethoven, Saygun ve Chopin'i yorumlamıyor; onlarla duygusal anlar yaşıyor gibiydi. O nedene Onay; yaşıyordu, yaşatıyordu, duyuyordu, duyumsatıyordu.

Ve bu gerçeği en iyi yine sanatçının konser sonrasi söylediği birkaç sözcük  özetledi: “Çok mutluyum bu akşam, Aramızda gerçekten müziğin ruhu vardı. Hep beraber yaşadık.” Ve Tweeter hesabında ise şöyle diyordu Gülsin Onay: “Datça konserinde müziği iliklerimde hissettim. Coşkulu ve harika bir dinleyici ile paylaştık müziği..Unutulmazlar arasında bir atmosfer ve konserdi..”

 

 

Gerçekten de beyinlerimiz, ruhlarımız, bedenlerimiz, yüreklerim bir tek cisimde toplanmış gibiydi.

Gülsin Onay, sen çok yaşa emi, ellerine, yüreklerine, gönlüne sağlık…

Bu haber 19414 defa okunmuştur.

2013-07-16 09:13:24


Yorumlar
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
Bu habere yorum yapın
Adınız Soyadınız
E-Mail
Konu
Mesaj
 
KÜLTÜR - SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler
Çağdaş Marmaris © 2017. All rights reserved. Dekapixel Creative Solutions
Yazar Girişi